Hoşgeldiniz! Misafir olarak gözüküyorsunuz! Sozbitti.com dan yararlanmak için lütfen kayıt olunuz.

IPB

Hoş geldiniz ( Giriş | Kayıt Ol )

Tüm Üyelerimize
I. Tüm üyelerin okuması gereken bir başlık;
Genel Yönetici ve Editör Adayları Aranıyor!

II. Yeni üyelerimize ithafen; Khaos'tan..
Yeni Üyelerimize

III. 08' Geleneksel Sözbitti.com güzellerini seçiyoruz
'08 Kişisel Fotoğraf Yarışması

 
Reply to this topicStart new topic
> Bizi Kendilerine Hep Yabancı, Hep Aykırı Gördüler, Cezmi ERSÖZ
Efendi
mesaj 24.05.2008, 10:25
İleti #1


Ve Artık Bizden Biri
*****

Grup: Yazar
ileti: 949
Katılımm: 06.04.2008
Nereden: Eskiden vardı. Şimdi Yok!
Üye No: 3,611



Kapım önce açılıyor, sonra kapanıyor...Merdivenlerden inişini, ayakseslerini duyuyorum. Yüreğindeki sıkıntıyı, o ürkek yorgunluğunu, birazdan kentin o karanlık akıntısına bırakacağın ruhunun telaşlı sancısını duyuyorum buradan. Bizi gözeten o büyü hızla eksiliyor hayatımızdan. Artık aşkımız bizi korumuyor, sevgili, biliyorsun. Eksik, kaçak, korkak yaşıyoruz kimbilir ne zamandır, birbirimizden gizlice...

Aşklar sahiplerine, onların yazgılarına, öykülerine benzer sevgili. Bizim de aşkımız ürkek, yaralanmış çocukluğumuz gibiydi: Hoyratlıklardan, kabalıklardan,duygusuz dalgınlıklardan sonsuz alınganlıklara kapılıp hep arka odalara çekilen...

Bu hayat, bize nasıl acımasız ve hoyrat davrandıysa biz de kendimize ve aşkımıza öyle davrandık sevgili. Birbirimize yaptıklarımızı nasılsa bir gün unuturuz, unutulur sandık. Zamanın bağışlayıcı olduğunu ve her şeyi yoluna koyacağına inandık. Ne çok yanılmışız! Meğer zaman aşkların en acımasız tanığıymış. Ömür gibi, insanın aşkına gösterdiği hoyratlığı da sınırlıymış.

Meğer o aşk, hayatımızın tek kristaliymiş sevgili. Şimdi seslerimizi örten tesellisiz hüzünlerden, sıkıntılı kaygılardan, bizi zehirleyen kuşkularımızdan anlıyoruz bunu, gidişin bir vedaysa, ve artık hazırsak o büyük ayrılığa; yeni bir hayat kurana dek, eminim yine de birbirimizden, üzerine acılarımızın gölgesi vuran tarihimizden, paylaştığımız o kutsal sırdan güç alacağız.

Biliyorum, şimdi benden çok uzakta, bir başka şehirde de olsan, sen de benim gibi çaresiz bir fahişeyi sürükleyerek götüren polislere öfkeyle karşı koyacaksın. Yaşlı, düşkün insanlarla, kimsesiz çocuklarla paylaşacaksın elindeki avucundaki son parayı...

Kürtleri, azınlıkları, kadınları, eşcinselleri aşağılamak isteyenlere sen de benim gibi karşı koyacak, belki de öfkelenip onların bulunduğu yeri lanetli bir protestoyla terkedeceksin. Biliyorum, sen de benim gibi, insanların savaşlardan uzak ,barış içinde yaşamalarını sağlamak için ne kadar hayalci ve ne kadar sonucu umutsuz da olsa bir takım etkinliklere katılacak, çocuksu ve en çok da hüzünlü dernek binalarında, ne yapmalı, nasıl yapmalı diye kendini hırpalayacaksın.

Sen de benim gibi hep o saatlerde, göğsüne bastırdığın bir kitapla unutulmuş bir tren istasyonuna, ya da terkedilmiş bir kıyı kahvesine gidip, insanların birbirlerine bu denli duyarsız ve aşklarına karşı bu denli hoyrat olmalarının sebebini ıstıraplarını yitirdiklerine bağlayacaksın. Sımsıcak, kor gibi olan ve hayata çırılçıplak dokunmalarını sağlayacak olan ıstıraplarını...
Biliyorum, birisinden çok etkilensen, o insan seni yaralı çocukluğu, yazgısı ve öyküsüyle içini acıtsa, bu acının o coşkulu hüznünü daha da derinden hissedebilmek için bir süre sonra sen de benim gibi içinden “o şimdi gitse ve ben onu özlesem” diyeceksin(1)
Birisi sana, kimi insanlar neden intihar eder diye sorduğunda,eminim senin de hemen aklına ikimizin de günlerce unutamadığı o film gelecek hemen: Hani sevdiği adama duyduğu o yoğun, o tutkulu aşkın bir gün biteceğinden korkup, böyle bir şeyi yaşamamak için, kendini sulara atan kadını ve sevdiği adamı anlatan o şiir ve keder yüklü film....(2)
Biliyorum, çok uzaklarda da olsan, tıpkı benim seni düşündüğüm gibi sen de beni düşüneceksin. Korkularımı, sancılarımı, o yarım kalan arzularımı, yenilgilerimi... Bu zorba, bu adaletsiz sistemde ayakta kalabilmek, iyi, kötü işimi sürdürebilmek, karnımı doyurabilmek için katlandıklarımı, susup içime attıklarımı...
Gidişin bir vedaysa, artık hazırsak o büyük ayrılığa ve bizi birbirimize bağlayan, ama yine de altında kaldığımız anılardan yorulmuş olsak da, yine de geriye bir tek şey kalacak sevgili, bir tek o garip, o tuhaf sır: Bu ülkedeki insanların çoğunluğu, ikimizi de kendilerinden saymadılar. Ne yapsak, ne etsek bizi hep yabancı ve aykırı gördüler. İşte sana bu yüzden azınlık ve aykırı bir duyguyla yeniden ve hep tekrar tekrar aşık olmak isterdim.


(1) Ahmet Hamdi Tanpınar, Bir Yaz Yağmuru
(2) Berberin Kocası


Cezmi ERSÖZ

Go to the top of the page
 
+Quote Post
mesaj 24.05.2008, 10:25
İleti #


Thanks for your support!


Grup: Bot

Katılımm: Bugün, 00:16 AM




Go to the top of the page
 
Quote Post

Reply to this topicStart new topic

 

Konu Arşivi
44 36 95 3 4 65 5 6 48 7 63 286 322 284 17 18 10 20 292 294 295 293 296 297 263 70 19 283 298 299 323 33 34 97 324 61 300 45 52 32 35 277 13 185 21 54 96 15 22 23 25 291 267 141 190 191 193 238 237 119 123 127 136 239 243 72 87 170 171 172 173 175 26 308 285 290 28 288 314 315 316 317 318 320 321 289 31 301 302 303 304 305 306 55 37 51 56 12 57 58 59 38 40 39 41
Basit Görünüm Tarih : 19.11.2008, 00:16

This work is licensed under a Creative Commons Attribution-Noncommercial-No Derivative Works 3.0 License.
Creative Commons License Kullanım Şartları yerine getirilmeden kopyala-yapıştır yapılamaz.