Tam Görünüm: Fıkralar
Sözbitti.com > 1. Perde > Mizahî Eğlenceler Diyârı
Sayfalar: 1, 2
göçebe
Baba, ortaokul üçüncü sınıfa giden oğlunun elinde karneyle salona girdiğini görür. "Allah allah, dönem ne çabuk bitmiş..." diye düşünür ve oğluna seslenir:
-"Getir bakayım şu karneyi!"
-"Al baba..."
Adam karneye bir bakar ki, beden eğitimi ve resim dışındaki tüm dersler zayıf.
-"Bir dediğini iki etmiyoruz, bilgisayar dedin, bilgisayar aldık, ingilizce kursu dedin ingilizce kursuna gönderdik, gitar kursu, müzik aletleri, ne istersen yapıyoruz. Kız arkadaş uğruna harcadığın çiçek parasının haddi hesabı yok. Ne bu notların hali, rezil şey!"
-"Baba... O benim karnem değil ki, senin kitaplarını karıştırıyordum, birinin arasında karnelerinden birini bulmuştum..."
göçebe
Allah şimdi ne yapıyor?

Bir gün yolda yaya giden bir bektaşinin önüne bir atlı çıktı: - "Baba" dedi, "bir müşkülüm var. Beni aydınlatır mısın?" Bektaşi yanıt verdi: - Elimden gelen bir şeyse, hay hay oğlum. - Şunu öğrenmek istiyorum: Şu anda Allah ne yapıyor? Sualin münasebetsizliğine içerleyen derviş, hiç belli etmemiş: - Yanıt veririm ama bir şartla, sen o attan in, ben bineyim. - Neden? - Böyle yüksek bir suale yüksekten yanıt vermek gerekir de ondan! Adam attan inmiş, Bektaşi binmiş. Adam: - "Hadi" demiş "söyle bakalım. Allah şimdi ne yapiyor?" Bektaşi: - "Ne yapacak" demiş, "atı senin gibi bir budalanın elinden alıp, benim gibi bir akıllıya veriyor". Ve çalakamçı uzaklaşmış.

göçebe
Uluslararasi ölçekte bir kadin arastirmasi yapan sosyolog, dünyanin çesitli ülkelerinde kadinlara bir soru sormus.
Kocanizi baska bir kadinla yakalarsaniz ne yaparsiniz???
Soruya ülkelere göre verilen yanitlar ise söyle olmus:
Isveçli : Neyimi begenmedigini sorarim.
Rus : Evi terk ederim.
Fransiz : Sesimi çikarmam, sevgilime gider beni teselli etmesini isterim.
Italyan : Kadini vururum.
Ispanyol: Kocami vururum.
Yunanli : Her ikisini de vururum.
Türk : Benim kocam yapmaz!


beren90
Eczacı baba

Kız erkek arkadaşını arayıp akşam yemeğe davet etmiş. Hem ailesiyle tanıştıracak, hem de ailesi dışarı çıktıktan sonra erkek arkadaşıyla birlikte olacakmış. Çocuk kız arkadaşının evine gitmeden önce bir eczaneye uğrar. Eczacıya: - "Bana prezervatif verir misiniz?", der; eczacı da ne yapacağını sorar. Çocuk da kız arkadaşının evine gideceğini, kızın ailesi gittikten sonra birlikte olacaklarını söyler. Akşam yemek yemek için masaya otururlar. Yemekten önce dua edilir herkes yemeğe başlar ama çocuk hala dua ediyordur. Kız çocuğa, "ben senin bu kadar dindar olduğunu bilmiyordum", der. Çocuk da kıza: - "Ben de senin babanın eczacı olduğunu bilmiyordum!!!"

beren90
Sarışın Fıkrası
Bardaki taburede oturan kör adamın biri barmene,
- "Hey! Bir sarışın fıkrası duymak ister misin?" demiş.

Barmen birden tamamıyle sessizleşmiş. Yanındaki adam fısıltı ile ona

- "Fıkrayı anlatmadan önce bilmen gereken bir şey var. Barmen sarışın, fedai sarışın, ben de 1.95 boyunda, 200 kg ağırlığında karatede kara kuşaklı bir sarışınım. Bununla birlikte yanımda oturan adam 2.02 boyunda, 225 kilo ağırlığında sarışın bir halterci. Senin sağındaki arkadaş ise 2.20 boyunda, 300 kg ağırlığında sarışın bir güreşçi. Bunu ciddi olarak düşün bayım. Hala bu fıkrayı anlatmak istiyor musun?"

Kör adam: -"Hayır, en az beş kez açıklamak zorunda kalırım."

Evanescence
Rengi Tutturdum

Temel Amerikada tuvalette pisuvara işerken yanına zenci gelmiş ve o da hemen Temel in yanındaki pisuvara işemeye başlamış. Temel in bir ara yan tarafa gözü takılmış ve hayretler içerisinde kalarak, "Uyyy!.." demiş "Oni nasi büyüttün öyle?".Zenci bakmış bizim Temel salak, kafaya alayım, biraz eğlenirim diye düşünmüş ve, "Kardes," demiş "Hergün üç kere lavabonun kenarına sert bir sekilde vurucan aleti..." Aradan altı ay geçmiş aynı tuvalette Temel işerken aynı zenci gelmiş, birbakmış Temel... Tam kaçacakmış Temel "Dur!.." demiş." Hemserum deduguni hercün yaptum. Rengi tutturdum fakat boyunu bir türlü tutturamadum. Yapmam gereken başka birsey varsa söyle allah aşkına..."
Evanescence
sarışın ata binerse

Kahraman görevli Sarışın bir gün ata binmeye karar veriyor. Daha önceden hiç ders almamasına rağmen yardım istemeden sıçrayarak atın üstüne çıkmayı başarıyor. Ancak atın üstüne çıktığı anda at harekete geçiyor ve hızlanarak yola koyuluyor.

Biraz ürken sarışın atın boynuna sıkıca tutunuyor. Bu arada at biraz daha huysuzlanarak üstündekini atacakmış gibi çırpınmaya başlıyor. Sarışın atın altına doğru kayarken can havli ile atın yelesine tutunuyor.

Bir eli yelede bir ayağı üzengide yere deşecek gibi hızla hareket eden atın altında durmaya çalışırken, lunaparkın kahraman görevlisi gelerek atlı karıncayı durduruyor...
göçebe
Yıl 2050. AB Komisyonu Başkanı odasında otururken, yardımcısı içeriye heyecanla girer:

-Efendim, Türkiye tüm isteklerimizi yerine getirdi. Onları AB'ye alacak mıyız?

AB Başkanı:

-Yok canım, henüz olmaz. Git, duyur, Tüm Türkiye İngilizce konuşacak, Türkçe'yi yasaklıyorum.

-Efendim onu 5 sene önce yaptılar. Hatırlamıyor musunuz?

-O zaman söyle, kokoreç yasaklansın.

-Aman efendim, onu yemeyi 2005'te bıraktılar.

-Ya ne bileyim? Kınayı yasaklayın.

-Ooooo. Beyefendi.Onu çoktan bıraktılar.

AB Başkanı düşünüp taşınmış ve;

-DAĞITIN LAN AVRUPA BİRLİĞİ'Nİ...
Evanescence
Çocuğun biri top oynarken komşusunun camını kırmış.Cocuğun annesi zararı karşılamak için eve gitmiş.Kapıyı bi adam açmış.

Kadın:
- " benimoğlan sizin camıkırmış zararı neyse ödeyim "

adam
- "cam önemlideğil top çok değerli bir vazuoyuda kırdı"

- "tamam onunda parasını ödeyim"

- "onun kırılması benim için dahaiyi oldu"

- "neden"

- "ben o vazonun içinde sıkışıp kalmış bir cinim vazo kırılınca bende serbest kaldım onun için benden 3 tane dilek dileyebilirsiniz"

- "1)pariste güzel kıyafetlerin olduğu bir dukkan"
- "2)engüzel mücevherler"
- "3)pariste bir ev"

adam bir telefon etmiş hepsi tamam demiş ama ben 40 yıldan beri bu vazonun içindeyim elime kadın eli değmedi benimle bir gece beraber olurmusunuz demiş.

kadın kabul etmiş vebütün gece beraber olmuşlar sabah olduğunda adam kadına


- "siz hala cinlere inanıyormusunuz"
Fıstık
Ormanlar kralı aslan kuvvetli olduğu için tüm hayvanlar ondan çekiniyor.Ama bazıları da onun açığını arayıp ondan öc almak istiyor.Bir gün aslanın dişi yavrusu kendisinden biraz ayrılarak çalılık bir yerde geziniyor, bunu gören hayvanın birisi tam zamanı deyip aslanın yavrusunu arkadan hallediyor.biraz sonra aslanın yavrusu ağlayarak annesinin yanına geliyor.Bunu gören aslan çok sinirleniyor ve tüm hayvanları bir yerde topluyor.
- Bunu kim yaptı benim yavruma diyor,
ancak kimseden ses çıkmıyor. Birkaç gün sonra tekrar hayvanları topluyor bu defa yumuşak bir eda ile konuşuyor:
- Bu kim ise ortaya çıksın ben onu benim vekilim yapacağım
deyince oradan
tilki
-bendim diyor.
Hemen büyük bir çadır kurduruyor
- Vekilliğini kutluyalım diyor,
Çadırada nekadar malzemesi büyük hayvan varsa çağırıyor (at, eşek, deve, katır vb. gibi) bunlara tilkinin birer birer üzerinden geçmelerini söylüyor,hepside tilkiyi hallediyorlar ama bunu diğer hayvanlar göremiyor. Biraz sonra çadırdan çıkan tilki defransiyeli dağılmış bir şekilde ewine doğru yürürken tilkinin karısı :
- Hayırdır bey. Vekil olunca yürümen bile değişmiş...
Evanescence
Paris'te bir manav. O civarda sik sik bu manavdan alis veris eden bir mosyo, yine bir alis veris sirasinda manava sormus: "Mosyo manav, her defasinda dikkat ediyorum, isabet kaydediyorsunuz.

Hanimlara hitap ederken, matmazel ve madam diye hitap ediyor ve hic yanlis yapmiyorsunuz, oysa hepsini yakindan tanimiyorsunuz. Nedir bu isin sirri?"

Manav cevap vermis: "Salataliklari secerken nasil tuttuklarina dikkat ediyorum."
Furious
-Oğlum senin hiç kız arkadaşın yok mu erkeklerle takılıyosun sürekli ?
-Var baba olmaz mı sınıfta bir sürü
-öle diyil nan manitan yok mu ?
-var..
-ee niye anlatmıyosun bana
-kız değil..
-hanıııııııııııım silahımı getiiiiiiiiiiir.. cocuk hibine cıktııı
Evanescence
Bir İngiliz,bir Fransız,bir de Temel bir uçakta oturuyorlarmıştı.İngiliz bir ah çekmiş ve...
-benim anam orospuydudemiş.Uçaktan atlamış.Fransız bir ah çekmiş
ve
-benim anam dahil hepsi orospuydudemiş.Uçaktan atlamış.
Temel de bir ah çekmiş ve uçaktan atlamış.Temeli hastanede gören uçaktakiler sormuş
-abi sen niye atladın?Temel de...
-o kadar orospu çocuğunun arasında duramazdımdemiş.
Evanescence
Soba borusu

Fizikçi, matematikçi, kimyacı, jeolog, antropologdan oluşan bir heyet bir araştırma için arazide bulunmaktadır. Birden yağmur bastırır. Hemen yakındaki bir arazi evine sığınırlar.

Ev sahibi bunlara bir şey ikram etmek için biraz ayrılır. Hepsinin dikkati soba üzerinde toplanır. Soba yerden bir metre kadar yukarda, altındaki dizili tasların üzerindedir. Sobanın niçin böyle kurulmuş olabileceğine dair bir tartışma baslar.

Kimyacı, "adam sobayı yükselterek aktivasyon enerjisini düşürmüş, böylece daha kolay yakmayı amaçlamış. " Fizikçi, "adam sobayı yükselterek konveksiyon yoluyla odanın daha kısa sürede ısınmasını sağlamak istemiş."

Jeolog, "burası tektonik hareketlilik bölgesi olduğundan herhangi bir deprem anında sobanın taşların üzerine yıkılmasını sağlayarak yangın olasılığını azaltmayı amaçlamış."

Matematikçi, "sobayı odanın geometrik merkezine kurmuş, böylece de odanın düzgün bir şekilde ısınmasını sağlamış."

Antropolog, "adam ilkel topluluklarda görülen ateşe tapmanın daha hafif biçimi olan ateşe saygı nedeniyle sobayı yukarıya kurmuş. "

Bu sırada ev sahibi içeri girer ve ona sobanın yukarda olmasının nedenini sorarlar. Adam cevap verir: "Boru yetmedi."
Evanescence
7 NUMARALI KUTU

Bi doktor bigün kapısına 'burdan iğleşmeden çıkan hastamıza BEŞYÜZBÜNDOLAR verilecektir iyleşipte çıkanlar bu parayı ödeyip çıkacaklardır' diye yazılı bi kağıt asmış.Adamın biri uyanıklık yapmaya çalışarak o doktaora gitmiş.Demişki;
'doktor bey ben yediğim hiçbişeyden tat alamıyorum'
doktor onu bi güzel süzerek;
'hemşire hanım yedi numaralı kutuyu getirirmisiniz'demiş
hemşire hanım kutuyu getirdikten sonra.Doktor bey adama;
'şundan bir tadın demiş'
adam tattıktan sonra;
'Ama bu BOK' demiş.
doktaor bey;
'tamam iyleştiniz geçmiş olsun gidebilirsiniz' demiş.
adam çaresiz parayı ödeyip çıkmış
bi kaç ay sonra yine gelmiş
demişkii;
'doktor bey ben hafızamı kaybettim'
doktor hemşire hanıma;
7 numaralı kutuyu getir kızım'demiş
hemşire kutuyu getirdikten sonra
adam hemen atılmış;
'Ama o kutunun içinde bok varr!!
doktor;
'tamam iyleştiniz geçmiş olsun'demiş
adam çaresiz parayı ödemiş
bikaç ay osnra yine gelmiş.Adam;
'doktor bey ben sikemiyorum'demiş;
doktor;
'hemşire hanım yedi numaralı kutuyu getirirmisin' demiş.
adam;
ya s...m senide, yedi numaralı kutunuda'demişşşş
Evanescence
Acele etme kızım

Uçak New York'a yaklaşırken iki pilot konuşmaktadırlar. Ne var ki mikrofon açık kalmıştır ve konuşulanlar bütün yolcularca dinlenmektedir.
- New York'a iner inmez, önce ılık bir banyo yapacağım. Sonra buzlu bir duble viski içeceğim, sonra da o sarışın saçlı, uzun bacaklı hostesle...
Bunları duyan sarışın saçlıi uzun bacaklı hostes hemen pilot kabinine doğru koşmaya başlar. Yaşlı bir yolcu, hostesin yolunu keser:
- Acele etme kızım. Bırak da rahat rahat viskisini içsin.
Fıstık
Temel, seyahate çıkmış. Uzun zaman evinden ayrı kalmış. Bir akşam bir kente gelip küçük bir otele inmiş.
Odasına yerleştikten sonra, aşağıya telefon etmiş. Telefonu otelin sahibi açmış.
Temel, ne istediğini söylemiş:
"Bana bir fahişe bulup gönderin."
Bunu söyledikten sonra telefonu kapatmış. Otelin sahibi şaşırmış. Yanında duran karısına dönmüş:
"Demin gelen müşteri kadın istiyor..."
Otelin sahibinin karısı öfkeden deliye dönmüş:
"Terbiyesiz adam, ne zannediyor bizim otelimizi. Hemen git o müşteriye ağzının payını ver..."
Otel sahibi, müşteriye ağzının payını verme fikrini pek tutmamış:
"Adama ne söyleyeceğim karıcım, bir terbiyesizlik eder, başım derde girer..."
Kadın çok sinirliymiş:
"Sen gitmezsen, ben gider söylerim..."
Ve, hışımla merdivenleri çıkıp Temel'in ağzının payını vermeye gitmiş. Kocası da aşağıda bekliyormuş. Yukardan gürültüler gelmeye başlamış.
Onbeş yirmi dakika sonra Temel aşağıya inmiş. Üstü başı yırtılmış, yüzü tırmıklanmış...
Otelcinin yanına gidip bir güzel çıkışmış:
"Ne biçim kadın göndermişsin be. İstemem diye tutturdu. Becerene kadar anam ağladı."
Fıstık
Kizilderililerin genç reisi 18 yasina geldiginde cani kadin ister.
Kabilenin büyücüsüne gider, der ki:
- "Oturan Boga kadin ister." Büyücü:
- "Oturan Boga ormana gitsin, üzerinde delik olan bir agaç gövdesi bulsun ve onun üstünde egitim yapsin, hazir olunca gelsin. 15 gün sonra reis geri gelir.
Der ki:
- "Oturan Boga hazir." Büyücü de kabiledeki en güzel kizi ona verir. Reis alir kizi çadira girer.
- "90 derece egil" der. Kiz egilince, kiza bir tekme vurur. Kiz çiglik atarak bunu niçin yaptigini sorar.
Reis söyle cevap verir:
- "Oturan Boga akillandi, önce yaban arilarini kontrol!"
Evanescence

Adamın biri, uzun zaman sonra köy kahvesine gelmiş. Çok sevinçli ve heyecanlıymış. Bunu görenler "Dayı nedir bu sevincin, heyecanın?" diye sormuşlar. Adam da "Benim büyük oğlanın kız arkadaşı geldi. Öyle bir mal vardı ki, doyamazsın. Ben tadına baktım, büyük oğlan baktı, küçük oğlan baktı, Neco var ya Neco, o bile baktı" demiş. Aradan bir hafta geçmiş ve adm yine kahveye gelmiş. Yine sormuşlar sevincinin nedenini. Adam:

-Bizim küçük oğlanın kız arkadaşı geldi. Ben tadına baktım, büyük oğlan tadına baktı, bizim Neco var ya Neco o bile baktı...

Aradan bir ay geçmiş, adam yine kahveye gelmiş. Gayet üzgün bir durumda sessizce çayını içiyormuş. Ona, bu halini sormuşlar. Adam yarı ağlamaklı anlatmaya başlamış:

- Bizim büyük kızın erkek arkadaşı geldi. Herifte öyle bir mal var ki dudağınız uçuklar. Beni düdükledi, büyük oğlanı düdükledi, küçük oğlanı düdükledi, Neco var ya Neco, o öldü...
Evanescence
Temel Almanya'ya işçi olarak çalışmaya gider. Uçaktaki koltuğunun hemen yanında dünya tükürük şampiyonu oturmaktadır.

Adam bir tükürür ve tükürük Temelin kulağının yanından mermi gibi geçer.
Adam:-"Ben 96 olimpiyatları dünya şampiyonu Almanya'dan Hans" der. Temel tabi şaşırır.

Bir müddet sonra adam bir daha tükürür ve tükürük Temelin kafasını sıyırarak gider.
Hans:
-"Ben 2000 dünya tükürük şampiyonu hans"der.

Temel artık dayanamaz veHans'ın suratının ortasına tükürür.
Temel: "Daha acemiyim." der.
Fıstık
Allahım ya.. :D :D :D
Evanescence
"Ne biçim kadın göndermişsin be. İstemem diye tutturdu. Becerene kadar anam ağladı."

çok güldüm ama
Evanescence
müdire hanım

Adamın biri trende uzun yol seyahatındeymıs.sansına aynı kompartımanda cok guzel bir bayana denk gelmis.merhaba nasılsınız derken kadının bır bankada müdire oldugunu ogrenmıs.sohbet hos bes derken gece aksam yatma saati gelmis.ranzanın alt kısmına adam ust kısmına mudıre hanım yatmıslar.adam ne yapsam netsem de su hatunla beraber olsam diye dusunurken bi de bakmıs kadının gomlegı yere dusuyor.:)

dayanamamıs tık tık tık vurmus alttan :

- "Müdire hanım banka acıldı mı girebilir miyiz?"

kadın terslemıs:

- "Nedemek istiyorsunuz beyefendı.lutfen yatar mısınız?

garıbım susmus.

ardından ne gorsun yukarıdan dusen bır etek.

dayanamamıs yıne tık tık tık:

- "Müdire hanım mesaı saatı baslamadı mı? Girebilir miyiz?

Müdire hanım:

- "Terbıyenızı takının lutfen rıca edıyorum bır daha olmasın.

adam yıne mahsun bı sekılde susmus.

...sutyen,corap,jartıyer derken en son kilot dusmus yukarıdan yere:)

bir dakika gecmis adamdan ses yok..2 dakika gecmis ses yok..bizim yaramaz mudire dayanamamıs artık davetkar bir ses tonuyla:

- "beyefendiiii:) mesai saati basladı bankaya girebilirsiniz artık buyrun.

bizimkinden cevap:

- "gerek kalmadı mudire hanım.ben ceki elden bozdurdum.
Evanescence
Bülent Ersoy


Birgün Temel ve Dursun kahveye giderler. Kahvede Temel süt icelim der Dursunda kahve icelim der ve tartisirlar. Sonra garson tartismayi böler ve derki eger kapidan önce kadin gecerse süt ama eger erkek gecerse kahve iceceksiniz. Temel ve Dursun anlasirlar. Sonunda sütlükahve icerler. Sizce kapidan kim gecmis olabilir?

Bülent Ersoy!!!!!!
Evanescence

Buyukce bir kopek agzinda bir torbayla kasap dukkanina girer. Agzindaki torbayi yere birakir, kasabin karsisina oturup bekler.

-"Bu da nesi" der kasap diger musterilerine bakarak.

-"Herhalde et alacak" der birisi.

Kopek de tasdik eder :

-"hav"

-"Nasil et istiyorsun bakalim, kiyma, kusbasi, biftek?"

-"Hav" diye keser kopek kasabin sozunu.

-"Peki ne kadar?, bir kilo, iki kilo?"

Tekrar

-"hav" sesi duyulur.

Sasiran kasap siparisi sarar ve torbaya yerlestirirken, etin parasinin da torbada oldugunu gorur. Kopek dukkani terk ederken kasap meraktan catlayacagina kopegi takibe karar verir, dukkani da yardimcisina emanet eder. Kopek bir kac sokak otede bir apartmana girer, ucuncu kata cikar ve bir kapinin onunde durarak pencesiyle kapiya vurmaya baslar.

Kapiyi kizgin bir adam acar ve baslar kopege bagirmaya. Izlemede olan kasap ortaya cikar ve adama ;

-"Dur bir dakika " der "Ne yapiyorsun? Gordugum en akilli kopek, ona niye bagiriyorsun ?"

Adam ;

-"Akilli mi ?" der," bu hafta uc oldu, anahtarini yanina almayi unutuyor."
Evanescence
Roger ağır şartlar altında çalışan bir işçidir. Boş zamanlarını hep bowling ve voleybol oynayarak geçirmektedir. Karısı bu duruma üzülür ve bir hafta sonu onu striptiz klübüne götürmeye karar verir. O akşam beraberce klübün kapısına gelirler.
Kapıdaki bodyguard, " Hey Roger ...seni görmek ne güzel!" der..
Karısı: "Daha önce buraya gelmiş miydin Roger..?"
Roger: Hayır..hayır o adamı bowlingten tanıyorum...
İçeri girerler ve bir masaya otururlar... Garson gelir..
Garson: iyi akşamlar Roger... Her zamanki gibi cin tonik di mi?..
Karısı: Roger bana bak sen buraya daha önce geldin değil mi?
Hafif hafif öfkelenmeye başlayan karısını sakinleştirmek zordur..
Roger: Ne alakası var..Voleyboldan tanırım onu bir iki tek içmişliğimiz var ordan yani...
Karısı pek tatmin olmamıştır ama neyse.. Derken stiriptizci hatunlardan biri masaya gelir..
Stritipzci: Selam Roger...Yine özel masa şovundan mı istersin..?
Karısı hışımla yerinden kalkar ve klübu terk eder.. Roger peşinden koşar.. Kadın bir taksiye biner ve taksi kalkmadan Roger da biner... Kadın öfkeden patlayacakmış gibidir...ve korkunc sinirlidir..
Şöför: Bu geceki çok suratsızmış be Roger..
Evanescence
Öğretmen sınıfta madenleri ve ne kadar değerli olduklarını anlatıyormuş.
Dersin bitiminde çocuklara sormuş:
-"Kim hangi madene sahip olmak ister çocuklar?"
Önce David cevap vermiş: "Platin, öğretmenim. Onunla kendime bir Porsche alırdım."
Ardından Mike cevaplamiş: "Altın, öğretmenim. Altınlarımla kendime son model bir Cadillac alırdım."
En son Küçük Joe yanıtlamış: "Silikon, öğretmenim. Ablamda iki tane var, kapının önündeki arabaları hayal bile edemezsiniz!..."
Evanescence
Hesabı O Ödesin
Temel, karısı Fadime'yi bademcik ameliyatı yaptırmıştı. Hastaneden taburcu edilirken, doktor Temel'e bazı tavsiyelerde bulunur ve son olarak der ki:
- Aslında bu ameliyat gecikmiş, daha çocukken yapılmalıydı.
Temel hemen söze girer:
- O zaman faturayi kayinbabama gönder de, hasabini o ödesun!
Evanescence
Baamm!
Büyük bir savaş çıkmış. Bütün dünya bizim Trabzonlular’a karşı... Derken herkes kendilerine siper kazmış. Trabzonlular ayrı bütün dünya ayrı. Ve savaş başlamış. Trabzonlular bir bir öldürülüyormuş bu işe bir çare bulalım demişler. Temel:
-Uşaklar herkes eğilirse bizi vuramazlar. Derken herkes eğilmiş. Diğer taraftan da düşman kuvvetleri buna çare olarak plan yapmış ve başlamışlar:
-Temel kim? oradan bir ses:
- Benim ula... baamm Temel ölmüş!
Bir ses daha gelmiş:
-Dursun kim?
- O da benim ula.... bammm Dursun da ölmüş!!
Neyse Trabzonlular da akıllanmış ve bu sefer onlar başlamış:
-Hans kim? Ses yok!
-Maykıl kim? Yine ses yok! Derken bir ses:
-Hans'a kim seslendi?
-Ben ula... BAAAMM!
Evanescence
Sarışın Banka Soyarsa



Sarışın ile esmer de, köşeyi kolay dönmek için banka soymaya karar vermişler. Esmer bütün gece oturup plan yapmış.

Sabah masanın üzerine kağıtları sermiş, soygunu tüm ayrıntıları ile sarışına anlatmış:

- "İyi anladın değil mi ?" diye de sormuş. "Burası küçük bir semt bankası. Bir tek güvenlik görevlisi var. İşi üç dakikada bitirirsin, ben seni arabada bekleyeceğim."

Binmişler arabaya, gitmişler bankaya. Esmer motoru çalışır tutarak direksiyonda beklerken, sarışın bankaya girmiş.
5 dk. geçmis. 10 dk. geçmis. 15 dk. geçmis.

Esmer korkmaya baslamış. Tam gaza basıp kaçmaya karar vermişken, bankanın kapısı büyük bir gümbürtüyle sonuna kadar açılmış.

Önde sarışın elinde bir ip. İpin ucuna kasa baglanmış, sürükleye sürükleye arabaya koşmaya çalışıyor.

Arkasından güvenlik görevlisi "DUR" diye bağırarak ateş ediyor. Ama koşamıyor çünkü pantolonu ve iç çamaşırı dizlerinden aşağıya inmiş.

Sarışın arabaya atlamış. Esmer gaza basmış ve öfkeyle seslenmiş:

- "Bir de bana planı tam anladığını söylemiştin !.. "
- "Anladim tabii..."
- "Ben sana GÜVENLİK GÖREVLİSİNİ BAĞLA, KASAYI BOŞALT demistim gerzek"
Evanescence
Maliyecilerden Kaçış
Birgün bir ormana maliyeciler gelir. Bunu gören tilki koşarak ormandan kaçarken kaplumbağa ile karşılaşır kaplumbag tilkini acelesini görünce merakla sorar:

- Hayrola tilki kardeş böyle acele nereye gidiyorsun? diye sormuş kaplumbağa
- Ormana maliyeciler gelmiş duymadınmı? onlardan kaçıyorum. demiş tilki
- İyi ama senle ne ilgisi var
- Olmaz olur mu? Bende kürk, hanımda kürk, çocukta kürk

Bunu duyan kaplumbağa ormanı terk etmek için koşmaya başlar. O sıra koşarak giden kaplumbağayı gören leylek sorar:

- Hayrola kaplumbağa kardeş böyle acele nereye?
- Ormana maliyeciler gelmiş duymadın mı? Onlardan kaçıyorum.
- İyi ama senle ne ilgisi var? diye sorar leylek.
- Olmaz olur mu bende ev hanımda ev çocukta ev.

Bunu duyan leylek ormanı terk etmek için koşmaya başlar. Maymun leyleği görür ve sorar:

- Hayrola leylek kardeş böyle acele nereye?
- Ormana maliyeciler gelmiş duymadınmı? onlardan kaçıyorum
- İyi ama senle ne ilgisi var? diye sorar maymun.
- Olmaz olur mu, bende yazlık hanımda yazlık çocukta yazlık.

Bunu duyan maymun paniğe kapılır ve ormanı terk etmek için koşmaya başlar. Bir müddet sonra yavaşlar ve şöyle der:

- Ya ben niye koşuyorum ki! Benim *ıçım açıkta hanımın *ıçı açıkta çocuğun *ıçı açıkta

gazap
Son Dilek

Memleketin birinde 3 kere camiye gitmeyeni idam ediyorlarmış.
Usulen idam edilmeden önce 3 dileğini yerine getiriyorlarmış. Adamın teki 3
kere gitmemiş ve tabii yakalanmış.

İdam edilmeden önce sormuşlar:

İlkdileğin ne?

-Vezirin karısıyla beraber olmak istiyorum! Vezir "olmaz" dese
de padişah "mecbur" demiş ve adam vezirin karısıyla beraber olmuş.
- Adam
ikinci dileği olarak padişahın karısıyla beraber olmayı seçmiş. Bu sefer
padişah "hayır"dese de herkes itiraz edince mecbur kalmış.

Son dileğin ne?
Adam, bir vezire, bir padişaha bakmaya başlamış. Aradan 5 dakika geçtikten
sonra vezir bakmış namus elden gidecek
Ben bunu sanki camide gördüm gibi
geldi, diyince padişah da -
Ne gibisi lan ! Yanımda kılıyordu
Evanescence
adamın biri ölmüş, yaşarken ayakları çok fena kokarmış.

cenaze namazında Hoca cemate sormuş merhumu nasıl tanırsınız diye ve cemaat ayak kokusundan demişler
Evanescence
Herifin biri doktora gitmis, doktor demis, benim seyim acayip uzun, 25 inch kadar. Yani naapsam olmuyo, derdime bir care demis.

Doktor: -Valla kardes, ben buna bisey yapamam ama bizim mahallenin bi buyucusu var, istersen seni oraya gonderiim demis.

Herif naapsin,

-Tamam abi, buyuksun, oyle olsun filan demis, buyucuye gitmis. Buyucu herifin durumuna bakmis bakmis, olm demis sen en iyisi git ormanda bi cesmenin basinda oturan sihirli kurbagayi bul, ona evlenme teklif et, kurbaga teklifini her reddedisinde 5 inc kisalirsin.

Herif hemen hoplaya ziplaya girmis ormana, bakmis bi cesme bi de soz konusu kurbaga.. Hemen kurbaganin yanina seyirtmis.

-Ooo kurbaga, cillop gibiymisin yavrum filan demis ama kurbagada tik yok.
Yaw senin baska arkadasin yok mu, getir grup takilalim filan gibi laf atmis,
Kurbagada yine ses yok.

Kurbaga kardes selam demis herif, benimle evlenir misin?

Kurbaga soyle bir suzmus bizimkini bastan asagi, HAYIR demis.Allaaaahhh, herif bi bakmis, seyi 5 inc kisalmis. Abi super olay yaaa!! filan gibi geyik yapmis kendi kendine.

Dur lam demis, sunu bi daha yapiim. Kurbaga kardes demis, benimle evlenir misin?

Kurbaga hic tinmamis,

yine HAYIR demis.

Anam, bi 5 inc daha gitmis. Adam havalara zipliyor. Valla isi bulduk demis adam kendi kendine. Yaw iyi hos da 15 inc yine de fazla,

halbuki 10 inc olsa hem ben hosnut kalirim hem de tum hanimlara uyar demis. Kurbagaya tekrar sormus:

Kurbaga kardes, benimle evlenir misin??

Kurbaga gozlerini soyle bir belertip adama bakmis.

-"Yaw kardesim demis, sen laftan anlamaz misin? HAYIR HAYIR HAYIR!!!"
Evanescence
Bir Amerikalı,bir Rus,ile Temel hotelde kalırken gece yarısında yangın çıkar.
Panik içinde üçü de yukarı katlara koşar,ama kurtuluş yok.Çaresizlik içinde Amerikalı, odada duran bir şemsiye bulur,"Başka şansım yok" diyerek şemsiyeyi açıp atlar.Şemsiye sağlam çıkar.Onu paraşüt gibi kullanarak Amerikalı sağ salim yere varır.
Bunu gören Rus, yandaki odada başka bir şemsiyeyi bulup paraşüt gibi kullanarak o da kurtulur. İkisi de yukarıya bakarak merak içinde Temeli beklerken yakınlarına hızla düşen bir cisim birden bire yere çarpar.
Gidip bakarlar: Temelmiş. Hayatta ama kan revan içinde ve her tarafı kırık.
Amerikalı
-"Ne oldu?" diye sorunca
Temel,
-"Şemsiyeyi bulamadım. Ama dolapta yağmurluk vardı" demiş.

Evanescence
McGyver markete gitmiş. Kasiyer kıza yaklaşıp, "İyi günler, ben 6 metre dikenli tel, bir tane demir makası, bolca zımpara kağıdı, bir de elektrikli testere istiyorum" demiş.
Kasiyer kız şaşırmış: "İ.. i. iyi ama onları burada bulamazsınız ki, burası küçücük bir market, burada sebze meyve gibi şeyler vardır sadece..." demiş.
McGyver 1-2 dakika düşünmüş, sonra kasiyer kıza dönmüş: "Tamam, onlar da olur" demiş
Evanescence
Nasrettin hoca pazarda dalgın yürüyormuş.etrafındaki esnafları seyrediyor.bu sırada ensesine bir tokat geliyor. Hoca tökezlemiş bir kaç adım sendelemiş neyse toparlanıp sinirli bir şekilde arkasını dönmüş.

Bir bakmış ki hocanın 2 katı hayvan gibi bir adam. Hoca durmuş bir yutkunmuş önce,sonra:
- bana senmi vurdun? demiş adama.
Adam: - ben vurdum lan ne olacak demiş.
Hoca: - sakadan mı vurdun ciddiden mi? demiş
Adam: - ciddi vurdum napacan?!
Hoca: - Aman aman, öyle olsun... Cunku şakadan hiç hoşlanmam da ...
Evanescence
İki arkadas kizlara sarsintilik etmeyi cok severlermis. Bir kiza yine sarsintilik yapiyorlarmis.

Kiz -"Eger pesimi birakmazsaniz polise telefon acarim" demis. Adamlar cep telefonun varmi demisler kiz telefonunu cikarip ariyacagini söylemis.

Adamlar hemen kacmislar.İkinci bir kiza sarsintilik edeceklerinde

-"Afedersiniz cep telofonunuz varmi?"

Kiz yok deyince adamlar bu is bize göre diyerek kiza sarsintilik etmisler..
Evanescence
Temel Almanya'da çalisiyor ve is arkadasina soruyor:

-"Hey Hans bugün grup yapalim mi ha ne dersin?"

Hans hemen atlamis tabii:

-"Aaa evet çok iyi olur. Kimler gelecek?"

Temel de cevabi yapistirmis:

-"Sen, ben, eee bi de senin karin"
carissimo

İstikbal
Pek saf bir karı koca çocukları olmadığı için hocaya gitmişler. Hoca büyü için hanımla ilişki kurmam gerek demiş. Hafifçe ilişkide çocuk memur olur, biraz ilerletirsem avukat olur,tam ilişkide doktor olur demiş. Çok Şaşıran ama çaresiz kalan karı koca düşünmüş taşınmış, çocugumuz olsunda memur olsa da olur demişler. Hoca kadını içeri almış.Soyunmasını söylemiş. Hoca kadının çok güzel olduğunu görünce kendini kaptırmış. Kadın hocanın tam ilişkiye geçmeye çalıstığını görünce telaşla "Aman hoca efendi biz memur istiyorduk" demiş. Kendinden geçen hoca gürlemiş: "Oynama çocuğun istikbaliyle

Evanescence
Körkütük bardan çıkan sarışın tenha ev yolunda sızar kalır. Sabaha doğru işe giden azgının biri bunu öyle yatar görünce niyetini bozar ve bu niyeti bozma ile de kalmaz. İşini bir güzel bitirdikten sonra da vicdan azabı duyup sarışının cebine bir yirmilik koyar.

Nihayet öğleye doğru kendine gelen sarhoş kadın şöyle sağını solunu yoklar ve cebinde ki parayı bulur. Doğru koşar
tekelciye,
"Bana yirmi milyona bira ver der."
"Hangisinden olsun!"
"Önemli değil ya... Tuborg olsun."

Bir torba birasını alan kadın tekrar eski yerine döner. İçer, içer ve olduğu yerde tekrar sızar kalır. Saatler sonra tekrar evine dönen o azgın adam bunu yerinde hala uyur görür ve niyetini tekrar bozar. İşini bitirdikten sonra da yine vicdan azabına düşen adam sarhoşun kadının cebine yine bir yirmilik koyar.

Sabaha kadar deliksiz uyuyan sarhoş kadın, sabah geç vakit kalktığında cebinde yine para bulur. Koşar doğru Tekelciye. "Ver bana yirmi milyona bira, der.

Kadını tanıyan Tekelci, "Tuborg mu olsun yine", diye sorar.
"Yok yauu... der, kadın. Tuborg içmekten bi tarafım ağrıyor. Efes ver bana, Efes."
gazap
Kadının elini niye öpersiniz

Fransız erkeğine sormuşlar. "Kadının elini niye öpersiniz?" diye. Fransız cevaplamış: " Kadına saygı duyarım. Erkek ile bir bütünü tamamlar." Alman erkeğine sormuşlar. "Kadının elini niye öpersiniz?" Alman cevaplamış: "Kadın kutsaldır. Hayatın devamını sağlar, doğurur." Türk erkeğine sormuşlar. "Kadının elini niye öpersiniz?" Türk erkeği cevaplamış: " Bir yerden başlamak lazım! "......
serap
Sütanne

Adam evlenir, 10 sene geçer çocugu olmaz. Yurtdisina göreve gider. Hanimindan gelen mektupta hamile oldugu yazılıdır. Yurda döndügünde ise hanımı dogurmustur, ama çocuk zencidir.

Hanimina sorar:
"Hanim ne sizin sülâlede ne de bizim sülâlede zenci var, esmer bile yok; bu is nasil oldu?"
Hanim:
"Çocugu dogurduktan sonra sütüm gelmedi mecburen bir sütannesi tuttuk, onun sütünü emdi. Sütanne zenciydi, herhalde bu yüzden böyle oldu" der.

Adam ikna olmusa benzer, ama içinde yine de ufak bir kusku vardir ve"bunu bilse bilse annem bilir" düsüncesiyle annesine sorar.

Anne:
"Olmaz olur mu oglum, tabii ki olur. Seni dogurdugumda benim de sütüm gelmemisti ve inek sütüyle beslemistim. Bak boynuzlarin çikmaya baslamis bile!"
göçebe
Bir keşiş dünyanın en akıllı adamını bulmak için diyar diyar geziyormuş sıra nasreddin hocanın köyüne gelmiş ve köylülere sormuş.
- sizin köyün en akıllı adamı kimı. Köylüler :
- Nasreddin hoca
Bunun üzerine keşiş köy meydanında hoca ile görüşmeye başlamış ve eline bir çomak almış yere bir daire çizmiş, nasreddin hoca da çomakla daireyi ortadan ikiye bölmüş, keşiş bir doğru daha çizerek daireyi dörde bölmüş,hocada dörde bölünmüş dairenin üç dilimine çarpı işareti koymuş,keşiş elleriyle aşağıdan yukarıya doğru hareket yapmış,hocada yukarıdan aşağıya yapmış ve keşiş büyük bir hayranlıkla hocayı tebrik etmiş.
-Olup bitenden bir şey anlamayan halk keşişe ne olduğunu sormuş keşişde :
- Bu adam gerçekten dünyanın en akıllı adamı, yere dünya çizdim o ortadan ekvator geçer dedi,ben dünyayı dörde böldüm o da dört de üçü sudur dedi,ben yerden buharlaşma sonucunda ne olur dedim o da yağmur yağar dedi.
-Bu sefer hocaya neler olduğunu sorarlar, hoca :
- Bu adam oburun biri, yere bir tepsi baklava çizdi ben de yarısı benim dedim, daha sonra tepsiyi dörde böldü o zaman dört de üçü benim dedim, o da tepsi altından ateşi hafif hafif almalı dedi ben de üstüne fındık fıstık ekelersek daha iyi olur dedim ...
göçebe
Kayseri Cinliği
birgün kayserili bir ailede çocuk babasının yanına gelmiş ve
-baba bana 500 bin verirmisin demiş.
babası:
-neeee!400 binmi!
-naapcan 300 bini?
-200 bin neyine yetmiyo lan kerata!
-al bakıyım şu 100 bini
deyip çıkarmış 50 bin lira vermiş.
sonra çocuk: baba banada zaten 50 bin lazımdı deyip sevinçle gitmiş.
babası çocuk gittikten sonra:
- vay kerata para sahte olmasa kandırcaktı bizi!!
Crazyloved
PAPAĞANLAR

Kasabanın birine bir papaz ve onun 2 tane papağanı varmış.Papağanlar da papaz gibi oldukça inançlı ve dindarlarmış. sabah aksam kafeslerine oturup İncil okuyup dua ederlermiş. Papazın cemaatinden bir kadının da iki tane işi papağanı varmış. Papazın erkek papağanları ne kadar ahlaklı ise kadının dişi papağanları da o kadar ahlaksızmış. Eve gelen misafirlerin önünde 'erkek arkadaş istiyoruz' diye bağırırlarmış.

Kadın sonunda dayanamamış ve papaza akıl danışmaya gitmiş. papaz da "Sen getir onları bana benim papağanların kafesine koyalım da ahlak öğrensinler biraz,benim erkek papağanlar sürekli dua eder" demiş.

Kadın da almış papağanları getirmiş, papazin evine daha girer girmez dişi
papağanlardan birisi "hey yakışıklı, iki bayanı misafir etmek ister misiniz
kafesinizde "diye sormuş. Erkek papağanlardan biri ötekine dönüp "oğlum demiş bütün dualarımız kabul oldu sonunda"...
Fıstık
Bir evin kapısında şöyle notlar vardı:
"Bugün toplantıdayım gelemicem" babanız...
"Arkadaşlarla toplanıcaz beni beklemeyin" anneniz
"Erkek arkadaşımla sinemaya gidiyorum" kızınız..
"Halı saha DA maçımız var" oğlunuz..
"İşimi kolaylaştyırdığınız için teşekkür ederim" hırsız :)))))
Fıstık
mühendis cehenneme Bir mühendis ölmüs ve büyük bir
Yalnislik sonucunda cehenneme atilmis.
Cehennemin konforundan hosnut
Kalmayan mühendis bir takim iyilestirmeler
Yapmaya baslamis. Kisa bir süre
Sonra cehennem, klimali odalari, otomatik
Tuvaletleri, asansörleri, içecek
Otomatlari ve diger lüksleri ile bayagi
Rahat bir yer haline gelmis. Bu
Arada mühendisin de iyice taninip
Sevildigini söylemeye gerek
Yok.
Derken, günün birinde Cennet
Melegi, seytani aramis:
-Selam, cehennemde isler nasil
Gidiyor? Neler yapiyorsunuz?
Seytan, memnun mesut
gülümsemis:
-Ohoo.. Biz burada çok iyiyiz. Bir
mühendis düstü buraya ki sorma gitsin.
Inanilmaz lüks ve konforlu bir yer
Yapti bizim orayi. Bir görsen,
Tuvaletlerimiz otomatik, kola
Makinemiz bile var.
Melek sasirir:
-Nee! Mühendis MI dedin? O adamin
Burada olmasi lazimdi. Çabuk onu buraya
gönderin!
Seytan: Mümkünü yok! Kadromda bir
mühendisin olmasindan çok memnunum ve
Onu burada tutacagim! Diye
çikismis.
Cennet Melegi sinirle
Bagirmis:
Onu çabuk buraya gönder, yoksa
Seni dava ederim!
Seytan katila katila gülerken
Sunlari söylemis:
Yok yaa! Nasil yapacaksin bunu?
Bütün avukatlar bizim tarafta!...
Fıstık
Keşiş
Bir keşiş dünyanın en akıllı adamını bulmak için diyar diyar geziyormuş sıra nasreddin hocanın köyüne gelmiş ve köylülere sormuş.
- sizin köyün en akıllı adamı Kim?
demiş. Köylülerde:
- nasreddin hoca demiş.
Bunun üzerine keşiş köy meydanında
Hoca ile görüşmeye başlamış ve eline bir çomak almış yere bir daire çizmiş, nasreddin hoca DA çomakla daireyi ortadan ikiye bölmüş, keşiş bir doğru daha çizerek daireyi dörde bölmüş,hocada
dörde bölünmüş dairenin üç dilimine çarpı işareti koymuş,keşiş
Elleriyle aşağıdan yukarıya doğru hareket yapmış,hocada yukarıdan aşağıya yapmış ve keşiş büyük bir hayranlıkla hocayı tebrik etmiş.
Olup bitenden bir şey anlamayan halk keşişe NE olduğunu sormuş keşişde :
- Bu Adam gerçekten dünyanın en akıllı adamı, yere dünya çizdim
O ortadan ekvator geçer dedi,ben dünyayı dörde böldüm o DA dört de üçü sudur dedi,ben yerden buharlaşma sonucunda NE olur dedim o DA yağmur yağar dedi.
Bu sefer hocaya neler olduğunu sorar halk hoca DA:
- Bu Adam oburun biri, yere bir tepsi baklava çizdi ben de yarısı benim dedim, daha sonra tepsiyi dörde böldü o zaman dört de üçü benim dedim, o DA tepsi altından ateşi hafif hafif almalı dedi ben de üstüne fındık fıstık ekelersek daha iyi olur dedim.
Fıstık
Hikaye bir ingilizin bir çinli bayan ile

Evlenip londraya yerlesmesi ile baslar.

Çinli kadin ingilizce konusunda oldukça zayiftir.

Ancak tarzanca DA olsa esi ile anlasabilmektedir.

Sorun kadin alis verise yalniz çiktiginda ayyuka çikmaktadir.


Yine bir gün bayan kasaba but almaya gider.

Ama bir türlü derdini anlatamaz ve en sonunda eteğini siyirarak kendi poposunu gösterir.

Kasap bayanın NE anlattigini kavrayarak bayana istedigini verir.


Ertesi gün bu kez kasaba tavuk göğsü almaya gitmis ve

Bu kez de gömleginin dügmelerini açarak gögüslerini göstermis ve istedigini almis.


Üçüncü gün bu fakir çinli bayan sosis almak istemis ve yanina kocasini

Alarak kasaba gitmis. Ne MI olmus?

Aşagıya bakın ve görün:





















Hmm, NE kadar DA fesatsınız.



Unuttunuz galiba çinli olan bayandi kocasi ingilizce konusabiliyor,

Haydi şimdi islerinize geri dönün
Invision Power Board © 2001-2009 Invision Power Services, Inc.