Tam Görünüm: Aramızdalar
Sözbitti.com > Önsöz Edebiyat (SB) > Öykü - Fantastik Kurgu
öfke
ARAMIZDALAR



Hiçbir efsanede hiçbir masalda anlatılmayanlar ya da anlatılamayanlar, isimlerini duyunca tüyleri ürperen insanların anlatamadıkları, gördükleriyle öleceklerine dair ettikleri yemini bozmaycaklarını söyleyen ulu karanlığın onlar hakkında sölediği birkaç bilgiden başka fikrimiz yoktu. Tâki ismini bile bilmedigimiz bir kaşifin belli ki kulaktan dolma doğruluğu belirsiz anlattıkları hariç. Bize onu dinlemek düştü. O yorulmuş gözleri, etrafı yavaştan yavaştan süzen bakışları ansızın sona erdi ve kelimeler tek tek ağzından dökülmeye başladı. Banaysa onu süpheli bakışlarla izlemek kaldı sadece. O kadar etkili konuşuyordu ki zihnimde sürekli söyledikleri dünüyordu.

--- Onlar yenilmez dediler... Vazgeçilmez dediler. Hiçbir göz onlara bakamaz, hiçbir güç onları yıkamaz dediler... Göresiye kadar ben de inanamamıştım bunlara ama onlar hakkında tek bir şey söleyebilirim: Onlar ölümle yaşam arasında ki sınırın bekçileri, onlar yaşamımızın nöbetçileri. Gördüklerim hayal değil; emin olabilirsiniz.

Hiçbirimizden ses çıkmıyordu. Konuşamıyorduk da diyebilirim, anlatılanlara kitlenmiştik. Havayı kuru bir soğuk sarmıştı, loş ışık anlatılanları daha etkileyici kılıyordu. Sessizlikten tedirgin gibi görünen kaşif biraz daha yuksek bir tonla devam etti esrarengiz konuşmasına...

--- İnsan üstü yeteneklere sahipler, aramızdalar, bizimle yaşıyorlar; hem varlar, hem yoklar. Sadece karanlıkta ve sessizlikte ortaya çıkarlar onlar. Onlar diyorum; isimlerini söylemeye cesaretim yok yaşadıklarımdan sonra... Her bakımdan çokça üstünler bizlerden. Bunun farkındalar ama bize karşı kullanmazlar; onlar bizim koruyucularımız, hepsi...

Ne diyeceğimizi bilemiyorduk. Anlattıkları bizim beklediğimizden çok farklıydı. Hayal ürünlerini, yarım kalmış efsaneleri andırıyordu bize ama kaşifin gözlerinde yalan yoktu; gözleri dürüsttü, sesinin titrekliği korkuyu gösteriyordu. İşin kötüsü bu korku bizi de sarmıştı… Çok etkilenmiştik hepimiz ama o sessiz ortam arkadan gelen boğuk bir sesle bozuldu...

--- Tanımadığımız, kimin nesi olduğunu bilmedigimiz bu adama mı inanacağız? Bence yalan söyluyor, inanmayın bu palavralara...

Bağırarak söylemişti bu sözleri ama kimseden ses bile çıkmamıştı, kimse onu desteklememişti bile. Kaşifin sözleri aklımızdan çıkmıyordu. Söyledikleri yankılanıyordu zihnimde bir bir... Hava kararmıstı, ay ısığının yakamozu denize vurmuştu bile. Boğuk sesli adam bu sefer tellaşlı bir sesle:

--- Çok ilginç değil mi? 3 gündür fırtına vardı. 3 arkadaşımız acımasız fırtına karşısında direnemedi ve gözümüzün önünde öldü; hatta gün batarken bile fırtına vardı ama kaşif geldikten sonra anlattıklarına kapıldık, hepimiz fırtınayı unuttuk. Şimdi inanılmaz bir sessizlik var. Sizce de çok ilginç değil mi bu? Yıllardır burada yaşarım ve hiç fırtınanın bir anda dindiğini görmedim kaşif gelesiye kadar...

Bu sefer hepimiz adamı dinlemiştik dikkatli bir şekilde, hepimizde şaşkın bir yüz ifadesi vardı ve birbirimizi izliyorduk. Dalgın bakışlarımız artık süpheli bakışlara dönüşmüştü. Herkez kaşife dönmüştü. Kaşif bir şey dememize izin vermeden konuştu:

--- Siz neden onlar hakkında bilgi almak istiyorsunuz? Ne yapacaksınız onları?

Tekrar bakıştık birbirimizle ve bu sefer ben kendimi tutamadım:

--- Biz onları arıyoruz. Buaradaki herkes onları aramak için günlerdir hazırlanıyor ve bilgi topluyor…

Kaşif derin bir kahkaha attı. Artık tum ilgi onun üstündeydi.

--- Demek onları arıyosunuz...

Konuşmasına devam ederken yüzünde hoş bir gülümseme vardı:

--- Ben size ne demiştim! Onlar aramızdalar, bizimle yaşıyorlar…

O derin kahkahayı bir daha duyduk.

--- Düşünün onlar aranızda, sizinle yaşıyorlar. Onları aramak ha? Yolunuz çok uzun olacak, çok engeller aşacaksınız ama umudunuzu yitirmeyin. İstemek herşeye yeter, bunu unutmayın. Belki bir gün bir fırtına daha olur ve o fırtına kesildiğinde size onlardan biri yardım eder. Ne dersiniz?

Herkez bir anda irkilmişti; birçok ses karmaşası olmuştu.

--- O... O kaşif... Gördünüz mü? O kayboldu bir anda!

--- O mu? O… Onlardan biri miydi o, onlardan biiri biiri mi mii..dii..

Korku yüzlerınden okunabiliyordu. Benimse içime inanılmaz bir huzur dolmuştu… Korkmak mı? Çok anlamsız olurdu bulunduğum bu durum için; artık huzurluydum. Hem de çok... Her uyuduğumda, her yeni bir yola başladığımda, benı koruyan birileri olucaktı orada, uzaklarda... Uzaklarda mı dedim ben? İşte buna gülünür! Belki de aramızda, çok yakınımızda… Bizimle beraber yasıyorlardır... Bilemeyiz... Unutmayın inanırsanız hissedebilirsiniz…
lavaine
Türkçe klavye kullanmaya, imla ve noktalama işaretlerine özen gösteriniz.
Invision Power Board © 2001-2009 Invision Power Services, Inc.